bahsettiğin, o üstümdeki "katarakt" benzeri tabaka her neyse.. atamadığım, bir kıyafet gibi çıkaramadığım...bilmiyorum ben de..belki de hep özgürlükten ve özgürlüğümden bahsederken insanların her davranış ve tutumunun hayatımı bunca etkilemesindendir..
hep sanki kendime ait dünyamda hiçbir şeyi umursamıyorum gibi görünürken o mahrem kozanın içine binlerce insanlar baktığındandır.. iplik iplik söküldüğündendir bazı yerleri kozanın...
sadece kendi istediklerimi yapıyormuşum gibi görünsem de başkalarının benden istediklerinin baskısını tenim ve tinimde hissederek aslında onların istediklerini yapmamdandır...
hep gezmek isterken ben, ufacık ve sığ koylara sıkışıp kalmaktandır belki.. kendimi körü körüne bağlamaktandır o koylara.. gözüm denizde olmasına rağmen hiçbir yere gitmemektendir...
ne zamandır sadece kendimi düşünüp ağlayamayışımdan ya da gülemeyişimdendir..
ne bileyim.. öyledir...
flüt hocam söylemişti bir gün, çok kızmıştım...
özlem, senin üstünde bir şey var... hayatındaki seni mutsuz eden her neyse çıkar onu artık hayatından...
somut bir şey olmadığı için saçma gelmişti.. o nerden bilebilirdi, beni ne kadar tanıyordu, zaten görüşemiyorduk fazla.. çok büyük bir laf değil miydi..
ama çıkmadı aklımdan nedense söylediğinden beri...
ne bileyim.. içim bir tuhaf.. öyle...
not : bu yazı sana ithaf edilmiştir...
sen gerçekten benim için önemli bir insansın... ve iyi bir insan...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder