Temmuz 09, 2006

şaşırtmaca



inanamıyorum ya, bu beethoven'ın sonatlarının yorumlandığı albümde hakikaten öksürük sesleri olabilir mi? defalarca dinledim.. bir taraftan da utanıyorum, acaba bilmediğim bi enstrüman mı diye, ama yok kardeşim, insanlar bildiğin, boğazını temizliyor! çok komik ya:) bunlar profesyonel değil mi? hayır ben daha yazamıyorum onlar olmuş, ben daha flüt virtüözü olmayı hayal edemiyorum, adamlar virtüöz de olmuş ama stüdyo kayıtlarında öksürük sesi var.. ya ben kara cahilim, enstrümanı tanımıyorum (bakınız BEETHOVEN CELLO SONATAS & VARIATIONS, Jacqueline du Pré, Daniel Barenboim GEMINI - EMI CLASSICS, 2. CD, ilk 5 dakika) ya da bu insanlarla dalga geçmenin bir yolu...

bugün levent yüksel'in yeni albümünü aldık... benim için tam bi hayalkırıklığıydı... "deli kızım uyan"ı beğendim, "ayrılmam"ı, "beni benimle bırak" ise tanınmaz haldeydi...
oysa eve, "onun her birini nasıl söylediğini daha önce duymuşum gibi biliyorum" diye gelmiştim.. sürprizler her zaman iyi olmayabiliyor tabi...

bir de pink floyd'un "bike"ı ne güsell :), uluslararası iktisat politikasını bile güzelleştiriyor...

özge.. oldu mu? :)
Posted by Picasa

1 yorum:

osquée dedi ki...

çok güzel olmuş özlem :)

john cage amca da rastlantısal müzik diye bişi yapmış, böyle öksürük-tıksırık armoni,ritm gibi içkin olmuş müziğe. tabii senin dediğin alakasız da, bak bir de buna şaşır, hala şaşırmadıysan:

http://stream.guardian.co.uk:7080/ramgen/sys-audio/Guardian/audio/2004/01/16/silence.ra

adamlar bir de kaydetmişler yahu...!