özlem alır eline yarı doldurulmuş bavulunu, bir günde verilmiş bir kararın ardından prag'a gider..
herkes için küçük olan bu adım kalbinde tatlı bir çarpıntı yaratmaktadır..
yok, öyle yerleşmeye falan değil, 4 günlüğüne..
yine de güzel.. ne bileyim..
Ekim 07, 2011
Nisan 12, 2011
içimdeki ses
Aralık 09, 2010
hüzün
5. tanimlamasi en zor duygulardan biri
kirik, kirilgan pek ince
viyalonsel, keman, sonbahar, ac kedi, ozlem, kenarda durup akamayan bir gozya$ina sag ko$eden bakan bir buruk tebessum, gecmi$, gecememi$ belkide, arpej, evet arpej.. ayni anda degil teker teker duyulan notalar.
kirik, kirilgan pek ince
viyalonsel, keman, sonbahar, ac kedi, ozlem, kenarda durup akamayan bir gozya$ina sag ko$eden bakan bir buruk tebessum, gecmi$, gecememi$ belkide, arpej, evet arpej.. ayni anda degil teker teker duyulan notalar.
(cadi, 28.07.2001 23:55)
Kasım 11, 2010
seçim
"insanlar bir seçim yaptıklarında neyi kazandıklarını değil; neyi kaybettiklerini hesap ediyorlar artık.."
Kerbela- Ankara DT
Kasım 03, 2010
Eylül 27, 2010
iş güç
Temmuz 25, 2010
...

"alara, sen neleri terk ettin annen gibi yenilmemek için? biz ne zaman annemiz gibi olduk? aslında babamız olan o adamları ne zaman bulduk? yenildiğimiz bir maçın rövanşı bu, alara, dikkatli ol.
o adamlarda babanı öldürebildin mi? ihtimal, öldüremedin, yenildin.
öfke, her yenilgiyle içimizde büyüyen cüzzamlı bir çocuk, alara. anlamsız ve zamansız ağlamalar. ve sonra:
'neden oluyor bilmiyorum. ara sıra böyle olurum ben. aslında seni çok seviyorum. çok seviyorum. dengesizliklerim için özür dilerim.'
aslında ne sevdin ne de öldürebildin onları, alara.
anlasana, biz yokuz aslında. yani ellerimiz hiçbir zaman temiz olamadı. yok yere topuklu ayakkabılar giymeyi öğrendik, kitaplar okuduk ve dolma sarma dersine çalıştık. psikoloji ve sosyoloji okuduk ve bol bol sustuk.
alara, biz kaçtığımız tuzaklara yakalandık. bu kadar işte.
'hadi salona dönelim'"
ece temelkuran-bütün kadınların kafası karışıktır
Temmuz 20, 2010
piyale madra
Temmuz 19, 2010
...

hava sıcak... odamda müzik dinlemenin keyfini çıkarıyorum, kendimleyim.. duygularımı, düşüncelerimi, sıkışıklıklarımı oraya buraya çekiştirdikten sonra kendimi bıraktım geceye, karanfillere, müziğe, "aşk"lı fincana, aşka...
bıraktım içimdeki büyümüş de küçülmüş çocuk istediği zaman meraklı meraklı sorular sorsun yaşama dair, korksun, umutlansın, sıkılısın, yolunu bulamasın, arasın.. sonra gelsin kucağıma otursun.. saçlarını okşayayım, güzel bir uykuya dalsın...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
