sürekli karşılaştığımız ve artık günlük yaşamımızın sıradan bir parçası haline gelen adsl problemleri ile ilintili olarak sık sık adsl destek hattını (benzer alışkanlıkları olanlar için : 444 0 375 ) arıyor ve orada çalışan arkadaşlarla muhattab oluyoruz. Bu arkadaşlar sorunun büyüklüğüyle doğru orantılı olarak samimi, saygılı ve güleryüzlü (yani ses tonlarından anladığımız kadarıyla) davranıyorlar. (bunu olumsuz bir bakış açısını kullanarak analiz edersek trade off da diyebiliriz) Dünkü son problemimizden sonra (birden internet bağlantısının kesilmesi -daha doğrusu internet bağlantısının ikiyüzlülük yapıp bizde sayfa açmayıp onlarda her şey yolunda izlenimi yaratması- sonucunda) tekrar yüz göz olduk kendileriylen -beynelminel-
Sorunu halletmeye çalışıp tekrar irtibata geçeceklerini söylediler ve bu irtibata geçtikleri vakit gerçekten de ters bir zamandı, uyku sersemiydim, arkadaşım eşya bırakacaktı ve benim derhal aşayığa inmem gerekiyordu. Ben de 5 -10 dakika sonra arayıp arayamayacaklarını sordum, eşya almaya gideceğimi söyledim -ki sanırım burda samimiyeti başlattım- .aşağı indim eşyaları aldım, yukarı çıktım, akabinde her seferinde adslciler diye açtığım birkaç telefon görüşmesi yaptım. o arada bağlantı düzeldi. Daha sonra tekrar çaldı telefon, bir ses
-merhaba, napıyosun?
-iyiyim işte.. siz?(ses analizi yapmaya çalışıyorum kafam karışmış bir şekilde)
-iyi..eşyalar geldi mi?
-[bu kim ya?kimse bilmiyo ki geleceğini?] geldi de ben ... eeee ...şey... sizi...çıkart...
-ben adsl hizmetten arıyorum.
-hııı.. bizim sorunumuz düzelmiş zaten..teşekkürler (uzun süre olmadığım kadar şaşkın!!!!)
-hoşçakalın..
-siz de...
böyle! paylaşayım dedim... :)
1 yorum:
Bende Orda çalışıyorm.. 444 0375 te .. yalnız size geri donus yapan birim telekom personeli. Ama Call center olarak aradıgınız yer telekomla anlasmalı Call Center Hizmeti Sunan Uluslararası bir firma..
Yorum Gönder