"...Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makul. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için ben varım. Düşündüğünü bildiğim için, düşlediğim bu adamında var olduğunu biliyorum. Böylece o da benim kadar gerçek oluyor. Bundan sonrası çok daha hüzünlü bir sonuca varıyor. Düşündüğünü düşündüğüm bu adamın beni düşlediğini düşünüyorum. Öyleyse gerçek olan biri beni düşlüyor. O gerçek, ben ise düş oluyorum."
uzun zamandır böylesine içine almamıştı bir kitap...ruhunda ve ruhumda gezintiye çıkarmamıştı.. düşle gerçek arsındaki o ince çizgide (böyle bir çizgi var mı ki?) ve olayların sarmalında o tatlı üslupla dolaşmak çok fazla keyif veriyor insana... okuyun...okuyun...okuyun... ötesi yok... |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder