Şubat 01, 2010

güneşli pazartesiler-the hurt locker


pazartesi'ye güzel ve sakin başladım... radyo odtü'de eric clapton çalıyor (my father's eyes).. fındıklı cappuccino içiyorum bir yandan.. sevdiğim yazarları okudum...

bugün babamın doğum günü.. sabah neşeli geliyordu sesi..

nihayet sınavsız bir haftanın başındayım.. iki hafta daha böyle.. ikinci dönem başlayana kadar..

dün "hurt locker" a başladım.. özellikle james cameron'un golden globe'daki "ödülü o almalıydı" söyleminden sonra belki de çok şey bekledim filmden.. bitiremedim.. çok sıkıldım, neyi anlattığını anlamadım, filmin varacağı bir yer, bir fikir var mı bilemedim ve bekleyemedim... ne bileyim barışa ya da savaşa dair bir düşünce olsaydı.. bireysel bir çıkarım bile yoktu, karakterler bile silikti, evet bomba imha uzmanı çok inatçı ve hırslıydı.. eee???

oscar adaylarına devam....

Hiç yorum yok: