bir oda içerisinde..
normalinde aydınlık ve bugün karanlık bir oda içerisinde...
caddeye bakan, yaşamlardan geçen...
insanların yürüyüşlerine,
evlerine,
sevinçlerine..
bakan pencereler arkasında günde 10 saat, nedensizce
muhasebeci olmaya çalışıyorum..
neler getiri olarak görülmeli,
neler zarar olarak muhasebeleştirilmeli....
bazen önemli olduğunu düşünmeye çalışarak,
bazen kendimi kandırmaya çalışmayarak.....
aklımdan şiirler, yazılar geçiyor,
cesaretsizliğe karışmış aşklar,
yolculuklar, gün batımları
başka şeyler işte..
başka
başka
başka şeyler....
yeni türkü'nün şarkısındaki gibi...
ama biliyorum bugün üstüme bulaşan, saçma, geçici bir hüzün......
hormonlar bünyemi duyarlı olmaya teşvik ediyor,
bunun evrimsel temelleri vardır muhtemelen...
ne bileyim, bir sürü temeli............
.....
....
.
.
.
.
.
1 yorum:
...pencerenin dışında ağaçlar,
dallara tutunmuş yaprakların gördüğü bir başka binanın içinde, oturdukları sıralara ve anlatılanlara pek yabancı genç ve garip insanlar.. yaprakları en kuru ve tozlu halleriyle bu acaip kalabalıktan daha çok seviyorum bu sene.
muhasebecilik pek zor zanaat böyle zamanlarda; zarar hat safhada, getiri hanesine yorgunluk, hayalkırıkları, yerleşik iç daralmaları yazılıyor. yekûn pek yüklü.
aklımdan yazılar, resimler geçiyor
aşk'tan çoktan vazgeçtim,
her üç yolculuktan biri İzmir'e, biri İstanbul'a ve daima tek yön bileti zımbalanmış.
başka şeyler de vardır elbet
ama bu pencereye yazmakla bitmez.
hk, 24.2.2009
Yorum Gönder