Temmuz 05, 2008

temmuz


ben burayı sevemiyorum, buraya alışamadım ve burası da bana.. yaşadığım her hayal kırıklığından sonra bunu düşünüyorum, kallavi bir savunma mekanizması..
gereksiz derecede sıcak, gerçi akşamları daha iyi.. bu kadar sıcak olmasaydı, yetiştirilmesi en kolay ot olan fesleğenim tutsaydı burayı biraz daha sever miydim, bilmiyorum..
ya da gidenler olmasa.. olmasaydı hakikaten.. burası bir de ıssız olunca hiç çekilmiyor..
bugün tüm gün uyudum, düşünmemek için.. bir ara içime baktım, yarı uyur yarı uyanık vaziyetten çok tuhaf şeyler geliyor insanın aklına.. ağzımda tek bir kelime varmış gibi geldi, tek bir kelime kalmış gibi.. onu da konuşsam bitecekti sözcükler.. o düşünce geçtikten sonra insanların biyolojik aşamalarından doğma büyüme diye giden sıralamada büyüme bölümüne neden bu kadar takıldığımı düşündüm.. kapılar var bir de, kapanan, açılmayan, açılamayan.. bir sürü şey var işte.. bir sürü şey... deniz kokusu özlemi var... var var var..........

dün frida'yı izledik, sezon sonu olarak, bir sonraki ne zaman açılacağı belli olmayan sezona kadar son filmdi belki de.. filmin müziklerinin yıllardır hastasıydım zaten, izleyince daha da güzel geldi, film sanatçılar geçidi zaten, onların bizimkilerin meyhanesinin karşılığı olan mekanlarında lila downs falan var, diğeri de chavela vargas'tı galiba, emin değilim, o zaten "konuş onunla"da da vardı, bir de frida troçki aşkını bilmiyordum, bir de tabloların öykülerini çok güzel yerleştirmişler filme.. bayıldık biz...

bir de şu sıralar ferhan şensoy'culuk var, her anlamda :)
ondan bir alıntıyla kapatalım :)

"...ben burada kişi olarak bulunuyorum. genellikle tamamı çözülemeyen, tam sayfa bir hafta sonu gazete bulmacasında kaybolmuş durumdayım. bulmacanın ortasında kocaman vesikalık fotoğrafım var. yanında bir ok işareti. resimdeki salak!"

Hiç yorum yok: