
çok güzel bir oyundu "tek kişilik şehir".. modern dünyanın eleştirisi yanında sahne sanatlarının tüm imkanlarından özellikle önde oturanlar olarak fazlasıyla yararlandık, kar olsun, rüzgar olsun, yağmur olsun :)...
modern şehirlerdeki huzursuz yalnızlığımızı çok çarpıcı olarak sunmuş oyun.. "dokunun" diyordu ısrarla.. yaşama...
aklıma yılmaz odabaşı'nın bir şiirini getirdi oyun..
"Kalabalık,
kabarık şehir;
çok şehir,
çok beton,
yok: İnsan…
Çok: Şehir;
hiç: İnsan!"
3 yorum:
sorup duruyordum kendime taştan bozma kalplere neden kan dolar diye. dolar tabi, insan yok ki..!
yaşam ve parmak ilişkisi güzelmiş.. :)
bazıları bu "dokunmak" işini pek başarıyla yapar. kimileri en can alıcı cümleleri dizip panolara tutturur mesela.. seneler sonra okunup hatırlansın diye.
=)
aditia : :)) ne güzel sürpriz :) aynını reel dünyada da bekliyoruz efendim :)
arolium : hoşgeldin :)
Yorum Gönder