Şubat 21, 2006

evrim, aşk, zaman üzerine...



geçtiğimiz hafta "kör saatçi"yi okumaya başladım.(richard dawkins, tübitak yay.)-(böyle de künye olmaz ya neyse...) kitabın giriş bölümünde evrim teorisinin bizde neden hala soru işareti bıraktığından bahsetmiş ve bunun sebeplerin birinin zaman algımız olduğunu vurgulamış richard dawkins. buna göre biz yaşam dönemi aralığımızdan çok çok çok daha uzun süren evrimi zihnimizde canlandıramıyor ve bu yüzden reddediyoruz... (yani nedenlerinden biri) " Darwinciliğe inanmamaya yargılı olmamızın nedenlerinden biri de, beyinlerimizin evrimsel değişime özgü zaman ölçeğinden tümüyle farklı zaman ölçeklerinde geçen olaylarla uğraşmak üzere yapılanmış olmasıdır. Saniyeler, dakikalar, yıllar ya da en fazlası birkaç on yıl alan süreçleri anlamak üzere donanmışlar. Oysa Darwincilik, tamamlanması yüzbinlerce, milyarlarca yıl sürecek kadar yavaş gerçekleşen birikim süreçlerine dayanan bir kuramdır."

Bunlar beni bugün -çok yüksek ihtimalle psikolojimin verdiği yanlış bağlantı kurma yeteneğiyle birlikte- şu uzamlara sürükledi sevgili okur:

zaman algımız acaba sadece anı yaşamaya mı yönelik söz konusu kendimiz olunca?

duygularımız işin içine girince rasyonel bir şekilde 10 yıl sonrasını düşünüp duygularımıza yön verebiliyor muyuz?

geleceğin belirsiz olduğu veri alındığında bugün yaşadığımız üzücü olayın belirsiz gelecekte belki olumlu etkisinin de olabileceğini , yaşamın o şekilde evrilebileceğini, düşünemiyor ve en azından nötr olamıyoruz? ki?

ayrılıklar, yıkımlar, kopuşlar bizi böylesine etkiliyor...

5 yorum:

MS dedi ki...

Uzun uzadıya yazacak değilim :)
Sorularla bende sorularla eşlik edip bir kanon oluşturayım istedim.

-Evrimin algısı insanda eğer hiç yoksa, yüzyılların birikimi insanda vardır, arketipler hep saklanagelir diyenler ne olacak?

-"Ne büsbütün içindeyiz zamanın ne büsbütün dışında" (A.Hamdi Tanpınar) derken ne demek istemişti Ahmet amca?

-Hiç bir şey belki de bizim anladığımız nedensellikte gelişmez? Herşey bunca yüzerken...

-Nötr olmak iyi bi'şi midir? :)

Unknown dedi ki...

richard dawkins çok iyi bir seçim. "kör saatçi", "gen bencildir" ve "cennetten akan ırmak" türkçeye çevirildi. bundan fazlasınında çevrilmeyi bekliyor.

ama insan zihni konusunda aydınlanmak isteyenlere "antonio damasio" nun "descartes'ın yanıgısı" kitabını öneririm...

tulip dedi ki...

kesinlikle insan zihnine açılmak için çok iyi bir kitap descartes'in yanılgısı evet :)
inandığımız birçok şeyi altist etmek için de iyi bir başlangıç :)

Unknown dedi ki...

..."damasio" nun bahsettiği konulara biz de ise "serol teber" "davranışlarımızın kökeni" isimli ufuk açıcı bir kitapla değiniyor. bütün bunları bir araya getirince insan, ayaklarının yerden kesildiğini hissediyor. uçmanın ilk kuralı "yeri ıskalamaktır"...

Adsız dedi ki...

Bir şeytanın papazı kitabıda çeviri aşamasında